Güvenli ve Sağlıklı Taşıma; Babywearing


Ayşe ÖNER Doğum Koçu
Bebeğiniz ancak kucağınızda ve sizinle bir bütün gibi yaşıyor ise yeni doğduğu dünyanın ritmine uyum sağlamayı öğrenir. Onu taşıyıcı ile uzun süre kucağınızda tutarak, sadece uzun uyku periyotlarında, geceleri ve şahsi ihtiyaçlarınızı karşılamak için bırakın; oluşan dengeye şaşıracaksınız.

Maalesef günümüzde ebeveynler bebeklerine yakın olmanın önemini yeni keşfetmeye başlıyorlar. Ne yazık ki sosyal ve ekonomik baskılar bu bağın ilerlemesiyle yarış eder durumda. İki gelirli ebeveynlik, tek ebeveynlik, hassas bakıma ihtiyacı olan bebekler, kolikli bebekler, uykusuz bebekler; günümüz ebeveynlerinin karşı karşıya olduğu sorunlardan sadece birkaçı ve ebeveynler yoğunlar, gün geçtikçe daha da yoğunlaşıyorlar.

Oysaki ebeveynliği daha kolay hale getirmek, ebeveyn ve bebek gelişimindeki mesafeyi ortadan kaldırmak için sizlere önerebileceğim en etkili yöntemlerden biri, vücudunuzda bebeğinizi taşımak olacaktır. Kurslarıma katılan anne ve baba adaylarına vücutta bebeği taşımak üzere şal kullanımı yöntemini tavsiye edip kullanımını öğretmekteyim. Ve annelerin bana geri dönüşü ise; “Bebeğim onu kucağımda taşıdığım sürede çok mutlu.”

Kadim bir taşıma şekli olan (en eski zamanlardan gelen) ve özellikle doğa toplumlarında kullanılan bu taşıma şekli (ülkemizde kırsal kesimde yaşayan annelerin bebeklerini halen vücuduna bağlayarak, tarlada çalıştıkları bilinir), modern toplumlarda bebek arabasıyla yer değiştirmiş durumdadır. Dünyanın dört bir yanını dolaşan bebek gelişimi uzmanları, giysi tarzı askıda veya önde taşıyıcının içinde taşınan bebeklerin, beşiğin, oyun parkının, bebek arabasının veya plastik sandalyenin içindeki bebeklerden daha mutlu olduklarını gözlemlemişler.
 
bebek tasima araclari

Yıllardır bebek bakımı çalışmalarında elde edilen sonuç şu ki; bebekler çok taşındığı zaman iyi gelişiyor ve daha iyi davranıyorlar. Bütün ebeveynlerin de isteği, kendileri ve bebekleri için hayatı daha iyi daha kolay hale getirmektir. Bebeği vücutta taşımak bu isteklerimizi gerçekleştirir. Anne adayı iken düşündüğümüz bebek; sakin, beşiğinde yatan, uyandığında başının üstünde sallanan oyuncağa bakan, sadece beslemek ve oynamak için kucağa alınan ve sonra tekrar yatağına koyacağınız şekilde ise bu hayalinizden hemen vazgeçin.

Bebeğiniz ancak kucağınızda ve sizinle bir bütün gibi yaşıyor ise yeni doğduğu dünyanın ritmine uyum sağlamayı öğrenir. Onu taşıyıcı ile uzun süre kucağınızda ancak uzun uyku periyotlarında, geceleri ve şahsi ihtiyaçlarınızı karşılamak için bırakın, oluşan dengeye şaşıracaksınız. Bebeğiniz yere bırakıldığı dönemlerde halinden memnun olup, yerde serbest hareket edebilmenin keyfini çıkaracaktır ama kucağa alınma işaretlerini verdiği zaman onu tekrar taşıyıcı veya şal desteği ile kucağınıza alın. Davranışlarındaki ilginç zıtlığın farkına varacaksınız. Yerde olan bebekler, kucağa alınmak için ağlamayı; vücutta taşınan bebekler ise aşağı inmek için ağlamadan vücut dilini kullanmayı öğrenirler. Kucakta taşıma süresi bebeğin yaşı ve kas hareketleri arttıkça azaltılmalıdır. Bebek taşıyıcısı seçmenin ve kullanmanın püf noktaları nelerdir, bu konuda “Babywearing” eğitmeni (Türkçe karşılığı “bebeği giyinmek” ) sevgili Ceren Bebek’in önerilerini dikkate almanızı tavsiye ediyorum. Daha geniş bilgi için “miss.bebek.com” adresine başvurabilirsiniz.

Nasıl Bir Bebek Taşıyıcısı Almalıyım?
Bebek taşıyıcısı seçmeye çalışan annelerin (ebeveynlerin) en çok soru sorduğu sorulardan biri budur. Ve bununla birlikte; bebeğimi en doğru şekilde taşıyacağım aparatlar hangileridir, slingle taşırken nefes problemi yaşar mı, omurga gelişimini engelleyen pozisyonlar nelerdir, kucağımda taşırken yüzü bana mı dünyaya mı dönük olmalı gibi sorular taze anne babaları endişelendiren sorular haline gelebilir. Bebeğinizi en ideal şekilde taşımanın bilimsel argümanlara dayalı cevapları mevcuttur. Dolayısıyla aile içinde büyüklerin, komşu Ayten teyzenin, eltingillerin, görümcelerin ve bilumum çocuk yetiştirmiş kadın kökenli bireylerin deneyim bilgileri ile kafalar karışmadan önce aşağıda sıralanmış bilgilere göz atmakta fayda olacağını düşünüyorum.

* İyi bir taşıma yardımında bebeğin bacakları ne desteksiz bir biçimde aşağı sarkmalı ne de fazla geniş bir oturma aralığı yüzünden gereğinden fazla açılmalıdır. Bebeğin diz kapakları aşağı yukarı göbek deliğine aynı hizada olup, bacakları birbirine olan açısı 90 dereceyi aşmamalıdır. Bebeğin bacaklarının aşağıya doğru neredeyse dümdüz sarktığı ürünler kalçaya yeterli destek vermez. Oysa ergonomik kangurularda ya da slinglerde bebeğin oturacağı kısım geniştir ve bebeğin ağırlığı omurga, popo ve bacaklara dağılır.

* Bebeklerin omurgalarının en çıkık olduğu nokta sırt ve bel kısımdadır, yetişkinlerdeki gibi bel oyukları yoktur. Bu sebeple iyi bir taşıma yardımı bebeği arkadan iterek dikleştirmemeli, annenin göğüs kafesi bebeğin C şeklinde kıvrılmasını destekleyerek omurgasını rahatlatacak ideal duruşu kazandırmalıdır. Zaten bu duruş da bebeğin doğal duruşudur.

* Bebeklerin kafası vücutlarının bütününe oranla oldukça büyük ve ağırdır. İyi bir taşıma yardımı bebeğin kafasını arkaya veya yana düşmeyecek şekilde desteklemelidir. Daha büyük bebeklerde de, taşınırken uyumaları halinde kafanın sabitlenmesi gerekir. Yüksek bir sırt paneli sırtın desteklenmesini sağlar ve çocuğun rahatlığını arttırır.

* Taşıma yardımı, taşıyan kişinin ve taşınan çocuğun büyüklüğüne hızlı ve kolay bir şekilde uyabilmeli. Dolayısıyla her vücutsal değişikliğe ayak uydurabilen Slingleri veya Mei Tai’leri tercih etmeniz sizi bu konuda oldukça rahatlatacaktır. (İyi bir taşıma yardımı çocukla beraber büyür ve ilk bebeklik çağından sonra da kullanılabilir olmalıdır.)

* Taşıma yardımı çocuğun ağırlığını iyi dağıtabilmelidir ki daha ağır bebekleri ve küçük çocukların taşıması da uzun süreli taşımalarda çok zorlayıcı olmasın. Ağırlığın omuzlarla kalçalar arasında dağıtılması bu açıdan avantajlıdır.

*Hem taşıma bezlerinde hem de taşıma yardımlarında kullanılan maddenin dokusunun zararlı maddeler içermemesi, mümkünse sertifikalı olması, renklerin çocuğu salyası yüzünden akmaması ve yapay madde içermemesi önemlidir.

Bu ideal taşıma yöntemlerinin hem sizin hayatınızı kolaylaştıran avantajları hem de bebeğinizin sağlıklı fiziksel gelişimine katkısının yanı sıra bence en önemli amacı, bambaşka bir evrene gözlerini açarak ufak bir şok yaşayan bebeğinizle aranızdaki bağın çok daha kolay ve derin bir şekilde kurulmasını sağlayarak, bebeğinizin değerli olduğunu hissetmesi ve güven duygusunun gelişmesidir. Bu psikolojik fayda ise bebeğinizin (doğru taşınmayla sağlanan sağlıklı fiziksel duruştan ayrı olarak) kendi ayakları üzerinde durabilen mutlu bir olmasının harcıdır.
 
bebek anne

Bebek Taşıyıcısı Kullanırken Nelere Dikkat Edelim?
Güvenlik: En önemli özelliği güvenli olmasıdır, hem bebeğe destek sağlamalı hem de ebeveyn için rahat olmalıdır. En iyi bebek bağlama veya taşıyıcı kullanma eşyasının tasarımı, bağlama şekli; bebeğin ağırlığını annenin omzuna ve kalçasına dağıtmalıdır, sırta ve boynuna ağırlık vermemelidir.

Çok yönlü olması: Bebeğin doğumundan 2 yaşına kadar kullanabileceğiniz bir taşıyıcı seçmek, bebek büyüdükçe değiştirmekten daha iyidir. Huysuz ve kolikli bebekler her zaman aynı pozisyonda taşınmaktan hoşlanmayabilirler, annenin göğüs hizasında bebeği düzleştiren taşıyıcılar kendi çevresinde dönebilmeyi seven bebekler için sıkıcı ve kısıtlayıcı olabilir. Kullanım kolaylığı, insan doğası gereği kullanımı zor olan eşyaları tercih etmez, iyi tasarlanmış bir bebek taşıyıcısı tek elle bebek taşıyıcının içinde iken onu rahatsız etmeden ayarlanabilir.

Besleme için uygunluk: Bebek taşıyıcı içinde iken onu çıkarmadan emzirme yapabilmek de önemlidir. Aç bir bebeği huysuzluk yapmasına fırsat vermeden çabucak ve gizli bir şekilde emzirmenize de fırsat sağlayabilir olması da bir avantajdır. Tecrübeli annelere hangi taşıyıcıdan memnun kaldıkları konusunda danışabilirsiniz. Bebeği vücutta taşıma, unutulan bir ebeveynli tarzının yeniden keşfedilmesidir ve bebekler için de oldukça faydalıdır.

Bu konuda sizlere önerebileceğim “missbebekcom” dan taşıma gereci denemek ve edinmek üzere bilgi alabilirsiniz.
 
 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.

Yazarın Diğer Makaleleri

Yazarın Tüm Yazıları »