Ağrının Ruhsal Yönleri

Ağrılı uyaranlara karşı gösterilen tep­kide sinir sisteminin büyük bir bölümü rol oynadığı için, ağrıyı algılamada ki­şinin ruhsal durumunun da önemli bir etken olarak işe karışması şaşırtıcı değildir. Ruhsal durumu, ağrı karşısında­ki tutumumuzda etkili olan kültürel ve toplumsal geçmişimiz ile ağrı sırasındaki ruh halimiz belirler.

Savaş sırasında bir asker önemli ya­ralar aldığı halde ağrı duymayabilir, çünkü aklını bütünüyle savaşa vermiş­tir. Daha sonra yara sarıldığında, yara­da herhangi bir değişiklik olmamasına karşın, çok şiddetli ağrı duyar.

Yoga’da zihin, başka düşüncelerle ağ­rılı uyarandan bütünüyle uzaklaştırıldı­ğından, çivili yatak üstünde yatmak gi­bi çok zor deneyler gerçekleştirilebilir. Söz konusu olan, bu insanların ağrıya  katlanmaları değil, onu bizim duyduğumuz biçimde duymamalarıdır. Bu insanlar uyarıların olumsuz anlamını zihin­lerinden uzaklaştırmayı başarmaktadır­lar.

Madalyonun öteki yüzünde ise ağrı­nın yarattığı psikolojik etki vardır. Uzun süreli şiddetli ağrı, kişinin ağrıy­la başa çıkma konusundaki ruhsal ye­teneğini tüketen bir kısır döngüyü baş­latır ve genellikle kişilik değişimlerine yol açar. Zamanla ağrıyı daha fazla dü­şünür, daha şiddetli algılar. Bu yüzden ağrı ne denli dış koşullara bağlı olsa da, zihinsel sürecin etkilerini de unutmamak gerekir.

Ayşe Özgün

Moda ve alışveriş kategorilerinde trend stiller ve markalardaki indirimler, kampanyalar hakkında bilgiler sunar. Sağlık uzmanı olan editörümüz uzmanlaştığı alanlarda farkındalık yaratmayı hedefliyor. İletişim: ayse.ozgun@aysha.com.tr

Henüz Yorum Yok

Bir Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.