Güneş ışınlarının zararlı etkilerinden kendimizi ve çocukları nasıl korumalıyız?

 

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte güneşin zararlı etkilerinden korunmak için bazı önlemler almak gerekiyor. Zararlı güneş ışınlarının deri üzerinde sebep olduğu olumsuz durumları anlatan DoktorTakvimi uzmanlarından Uzm. Dr. Ecem Cantürk Nazlı, güneş kremi kullanmanın önemini ve güneş ışınlarının zararlı etkilerinden korunma yollarını paylaşıyor.

Güneş ışınlarının en başta deri kanserleri olmak üzere deride pigmentasyona yani leke oluşumuna, fotoyaşlanmaya, ince kırışıklıklar, elastikiyet kaybı, telenjiektazi denilen ince damar oluşumları gibi deri üzerinde pek çok olumsuz duruma sebebiyet verdiğini belirten  Uzm. Dr. Ecem Cantürk Nazlı, “Ayrıca güneş ışınlarıyla tetiklenen pek çok deri hastalığı olduğunu bilmekteyiz. Lupus, aktnik keratoz, lentigolar bu deri hastalıklarından bazıları. Bu nedenle güneşten korunmak bizim için çok önemli. Fiziksel koruyucular dışında bizim en güçlü kalkanımız güneş kremleridir. Güneşten bize gelen ışınların büyük çoğunluğu görünür ışıktır; yüzde 5 olarak UV ışınları gelir ki asıl zararlı ışınlar bunlardır (yüzde 95 UVA, yüzde 5 UVB). UVA ışınları daha derine penetre olur, fotoyaşlanma ve pigmentasyondan büyük ölçüde sorumlu iken UVB kanser oluşumuna sebep olabilmektedir” diyor.

İlk güneş koruyucu kremler 1920’lerde çıktı
Tarihte ilk insanların güneşi kutsallaştırdığını ve hastalıkları iyileştiren bir güç olarak kabul ettiğini söyleyen Uzm. Dr. Ecem Cantürk Nazlı, “Sonrasında 19. yüzyılda ise kozmetik kaygılar nedeniyle zenginler, elitler işçi sınıfından farkını bronzlaşarak ortaya koymuş. 1920’lerde güneşin, özellikle de ultraviyole B’nin (UVB) deri kanserine sebep olduğu anlaşılarak ilk güneş koruyucu kremler piyasaya çıkmış. 1960’larda UVA’nın deri yaşlanmasına sebep olduğu anlaşılmış ve güneş kremlerine ultraviyole A (UVA) filtre de eklenmiş” şeklinde konuşuyor.

İdeal güneş kremi nasıl seçilir?
 Uzm. Dr. Ecem Cantürk Nazlı, ideal güneş kreminin nasıl olması gerektiğini ise şöyle anlatıyor: “Öncelikle hem UVA hem UVB koruması içermelidir. Ayrıca kozmetik olarak kabul edilebilir yapıda olmalı, ışıkta bozulmamalı yani fotostabil olmalıdır. İrritan içerikleri barındırmamalı ve deriden emilip sistemik dolaşıma katılmamalıdır. Güneş kremleri kimyasal (organik) filtreler ve fiziksel (inorganik) filtreler olmak üzere iki tip filtre içerirler. Fiziksel filtreler daha geniş koruma sağlar; yenidoğan bebekler ve hamileler kullanabilir. Güneş kremlerinde bulunan SPF değerine dikkat edilmelidir. UVB koruyuculuğunu gösteren bir değerdir. En az SPF 30 olan güneş kremleri tercih edilmelidir. Bunun dışında akneli ciltlerde su bazlı, komedojenik olmayan ve renksiz kapatıcı özelliği olmayan ürünler; lekeli ciltlerde ise görünür ışığa karşı da koruma sağladığından renkli (tinted) özellikli ürünler tercih edilmelidir.”

Güneş kremini ne kadar sürmeliyiz?
Güneş kreminin güneşe çıkmadan 15 ila 30 dakika önce kuru deriye uygulanması gerektiğini belirten  Uzm. Dr. Ecem Cantürk Nazlı, yüz, baş, boyun bölgesi ve her bir kol için birer çay kaşığı, gövde ön ve arka yüz, her bir bacak için ikişer çay kaşığı miktarda kremin yeterli olacağını söylüyor.

Güneşten korunmanın yolları
Güneş kremlerinin güneş ışığının tüm olumsuz etkilerinden yüzde 100 korumadığını ve etki süresinin sadece iki saat olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Ecem Cantürk Nazlı, güneş kremi dışındaki koruyucu önlemleri de anlatıyor: “Özellikle güneş ışınlarının yoğun olduğu 10:00-16:00 saatleri arasında güneşten kaçınmalıyız. Sadece yaz mevsiminde değil, kış aylarında da mutlaka güneşten korunmalıyız. Geniş kenarlıklı şapka, gözlük, UV korumalı giysiler güneşten korunmak için kullandığımız fiziksel koruyuculardır. Yoğun dokumalı kumaştan oluşan, koyu renkli, geniş gözenekleri olmayan giysiler tercih edilmeli; ayrıca şapka olarak da en az 10 cm kenarlıklı şapkalar kullanılmalıdır. Güneş gözlükleri göze tam oturmalı, göz çevresini de kapatmalıdır. Ev ve araba camlarına UV filtreler yapılabilir. Bunun yanında görünür ışığın da cildimize olumsuz etkileri olabileceğinden aydınlatma için floresan yerine LED lambalar tercih edilmelidir.”

Güneşten korunmanın bir diğer yolu: Antioksidan beslenme alışkanlığı
Güneşten korunmanın, güneşin cildimizde oluşturacağı zararları önlemenin bir diğer yolunun da antioksidan beslenme alışkanlığı olduğunu söyleyen  Uzm. Dr. Ecem Cantürk Nazlı, “Özellikle omega 3 yağ asitleri; likopen, beta karoten içeren kırmızı, sarı, turuncu meyve ve sebzeler; E, A ve C vitamini içeren yiyecekler; yeşil çay, çinko, selenyum, üzüm çekirdeği ekstresi güneş ışınlarının cildimizde yarattığı oksidatif stresi azaltarak fotoyaşlanmayı geciktirmemizi sağlar ve bizi güneş yanıklarından, deri kanserinden korur” diyor.

Güneşten korunmak D vitamini eksikliğine yol açmıyor
En çok tartışılan konulardan birinin de güneşten korunmanın D vitamini eksikliğine yol açıp açmadığı konusu olduğunu belirten  Uzm. Dr. Ecem Cantürk Nazlı, “D vitamini sentezi için yüz, kol ve bacaklar açık şekilde haftada 2-3 kez 10:00-15:00 saatleri arasında 15-20 dakika güneşlenmek yeterlidir. Ayrıca yapılan çalışmalarda düzenli güneş kremi kullananlar ve kullanmayanlar arasında D vitamini düzeyleri arasında anlamlı fark saptanmamıştır. Güneşten korunmak D vitamini eksikliğine yol açmamaktadır; bu nedenle lütfen başta deri kanserleri olmak üzere güneşin cildimize verdiği zararı unutmayalım ve güneşten korunmak için tedbirlerimizi alalım” şeklinde konuşuyor

Aysha

Muhafazakar Moda ,Tesettürlü Bayan Kombinleri ,Kadın Sağlığı konulu aysha.com.tr sitesinin yöneticisidir.

Henüz Yorum Yok

Bir Cevap bırakın