Ayna ayna söyle bana, benden güzeli var mı bu dünyada?

Yüzümüz, günlük hayatımızda sosyal ilişkilerin odak noktasıdır. Bu nedenle de, kadınların kendilerini iyi hissetmediklerinde değiştirmeyi düşündükleri bölge olmaktadır. Görsel basının, kişisel algı üzerinde etkisinin büyük olması nedeniyle, kadınların estetik operasyonları medyanın belirlediği gençlik, güzellik ve popülerlik kriterlerine göre şekillenmektedir.

En temel ve etkin kişisel değerlendirme metodu hiç kuşkusuz aynalardır. Bu nedenle bir kadının görüntüsüyle ilgili hoşnutsuzluğu, büyük ölçüde aynadaki görüntüsünden kaynaklanır. Kadınlar yüzlerinde en çok hangi bölgeyi değiştirmek istiyor merak ettiniz mi? Genç bir kadın ne ister veya olgun bir hanımefendi yüzünün en çok hangi noktasıyla ilgilenir?

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastic ve Resonstrüktif Cerrahi A.D. doktorlarından Billur Sezgin ve arkadaşlarının, 2012’de yaptıkları ‘Mirror on the Wall’ adlı çalışma bilim dünyasında büyük ilgi görmüştür. Değişik yaş gruplarından 200 kadın gönüllüye; aynaya baktıklarında yüzlerinin hangi bölgelerini beğendiklerini veya değiştirmek istedikleri sorulmuştur. İşte size çok ilginç sonuçlar:

Yaş ortalaması 26 olan kadınlar, aynaya baktıklarında daha çok burun ve ciltlerine odaklandıklarını söylemektedirler. En beğendikleri yerlerinin dudakları, en çok değiştirmek istedikleri yerin ise burunları olduğu açıklanmıştır.

Yaş ortalaması 35 olan grup ise; aynada özellkle göz çevresi ve cildine odaklanmaktadır. En çok değiştirmek istedileri bölge ise burunları, en beğendikleri bölgeleri gözleridir.
Yaş ortalaması 44 olan hanımlar ise, diğerlerine benzer şekilde, aynada en çok cilt ve göz çevrelerine odaklanmaktadırlar. Diğer gruplardan farklı olarak en beğendikleri yerleri burunları ve değiştirmek istedikleri ise göz çevreleridir.

En son grup, yaş ortalaması 60 olan olgun hanımlardır. Onlar da gözçevreleri ve çene çizgilerine odaklanmaktadırlar. Burunları en beğendikleri yerleri, değiştirmek istedikleri ise göz çevreleri ve çene çizgileridir.
26-35 yaş grubundaki hanımlar, burunlarının yüzlerine uygun olmadığını ve çok çıkıntılı olduğunu düşünmektedir.

44-60 yaş grubu ise özellikle göz çevreleri ve çene çizgilerine birçok kozmetik uygulama yapmalarına rağmen, bu bölgelerin dramatik bir şekilde onların yaşlarını yansıttığına inanmaktadırlar.

Kadınların yüzlerinde, odaklandıkları ve değiştirmek istedikleri noktalar yaşla birlikte değişkenlik göstermektedir. 20 yaşalarındaki kadınlar cilt ve burunlarına odaklanırken, 30-40 yaş arası göz çevresi ve cilde, 50 yaş üstü ise göz çevreleri ve çene çizgilerine odaklanmaktadır. Bu durumda genç kadınlar yaşlanmanın etkisinden çok, yüzlerindeki harmoniyi bozan bölgeyi değiştirmek istiyorlar. Daha ileri yaşlarda ise, yerçekimi etkisiyle cilt elastikiyeti bozulan kadınlar, daha genç görünmeyi amaçlamaktadır.

Cerrahi bir metot kullanmadan cilt elastikiyetini korumanın yolları var mıdır?

Güzel bir cilt için, taze sebze ve meyve tüketmek, yeterince su içmek önemlidir. Ceviz, cildin elastikiyetinin gelişmesini sağlayan omega-3 yağ asitleri içerir. Kuruyemişler içerdikleri bakırla kolajen yapımını destekler. Her gün ara öğün olarak 2-3 tam ceviz tüketmek, cildin dokusunu iyileştirir.

Araştırmalar, yeşil ve sarı renkli sebzeleri düzenli olarak tüketen bireylerin, özellikle göz çevresinde daha az kırışıklık olduğunu ortaya çıkardı. Ayrıca yeşil ve turuncu sebzelerde bulunan karotenlerin, cildin güneşe karşı hassasiyetini azalttığı biliniyor. Düşük çinko seviyesiyle ciltte oluşan lekeler/yaralar arasında ilişki olduğunu bilinmektedir.

Kırmızı et, süt, yumurta, badem ve kabak çekirdeği çinko içeren gıdalardandır. Nar, çok iyi bir antioksidan kaynağıdır. Narın içeriğindeki polifenoller, serbest radikallerle savaşır ve ciltteki kan akışını düzenler, tene pembelik kazandırır.

Cildin en önemli toksin atma yolu olan su; yaşla birlikte derinin giderek nem oranını ve esnekliğini kaybetmesine karşı en ucuz ve sağlıklı önlemdir. Günde an az 2 litre su içerek hücreleri temizlemek, dolgunlaştırmak ve kırışıklıkları azaltmak mümkündür.

Güzellik ya da çirkinlik algılardadır ve yaşamın yansımalarıdır. Ayna, ayna var mı bu dünyada daha güzeli İNSANLIKTAN BAŞKA!!!

Prof.Dr. Banu Çaycı
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi

Merve Akdoğan

İstanbul Üniversitesi Radyo TV bölümü mezunu olan Merve Akdoğan, web içerik editörüdür. Moda, Kadın, Stil, Güzellik, Seyahat/Gezi alanlarında içerikler üreten editörümüz, alanında uzman isimlerle röportajlar da yapmaktadır.

Henüz Yorum Yok

Bir Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.