Hayatını Trompete Adamış Müzik Adamı: Louis Armstrong

Louis Armstrong Amerikan müzik tarihinin en büyük jazz ustası ve en büyük trompetçisi olarak kabul edilmektedir. Ünlü trompetçi Amerika’nın Louisiana eyaletinin New Orleans şehrinde 1901 yılında dünyaya geldi. Fakir bir aileye mensup olan Armstrong’un çocukluk yılları ailesine bakmakla geçirdi okuluna ve öğretimine ilgi duymadı. Armstrong ayakta kalmak için sokak kültürünü benimseyen sokaktan para kazanmayı amaçlayan müzisyenlerden biri olmayı hedefledi. Louis geçen zaman içerisinde sokaklarda şarkı söyleyerek para kazanmaya başladı. Daha sonraları bandolarda, New Orleans’ın kenarındaki nehir gemilerinde boğaz tokluğu için solistlik yaptı.

Armstrong, Mississippi nehrinde sefer yapan bir gemide şov yapan ünlü “Fate Marable” müzik grubuyla anlaşarak burada çalışmaya başladı. Louis 11 yaşına girdiğinde ıslahevine gönderildi. Onun müzik yeteneğini fark eden ıslahevi yöneticileri Armstrong’a koroda perküsyoncu, şarkıcı olarak görev verdi. Müzisyen ıslahevinden çıktıktan sonra hayatını kazanmak için evlere kömür dağıtıcılığı yaptı. Günün kalan saatleri dışında geceleri New Orleans’ın çeşitli kulüplerinde müzik yapmaya devam etti.

trompet

Louis Armstrong bu tarzıyla New Orleans jazz müzisyenlerinin dikkatini çekti. Şehrin önemli jazz sanatçılarından biri olan “Joe King Olivier” tarafından keşfedilerek Armstrong’u koruma altına aldı. Olivier ile başlayan bu ortak çalışmalar ünlü trampetçiye müzik alanında birçok kapıları açtı. Olivier Chicago’da çalıştığından onun orkestrasında yer almak için buraya giderek çalışmaya başladı. Bu hayatının dönüm noktalarından biri oldu. Orkestranın tek bayan piyanisti olan Lillian Hardin ile gönül bağı kurarak evlendi.  Armstrong burada birkaç yıl çalıştıktan sonra New York’a giderek o zamanın en ünlü grubu olan Fletcher Henderson’un orkestrasına katıldı. Bu grupta kendi konseptini sergileyen Louis Armstrong tüm New Yorkluları hayranlık içerisinde bırakan çalışmalara imza attı. Burada şöhretine şöhret katan müzisyen uzun yıllar sonra tekrar Chicago’ya dönüş yaptı. Ve oraya döndüğünde çok ünlü bir müzik adamıydı. Eşinin kurmuş olduğu orkestrasında “Dünyanın En Mükemmel Trompet Yorumcusu” olarak çalıyordu.

armstrong

Armstrong Chicago’ya döndükten sonra müzik çalışmalarının yanı sıra stüdyo projelerine de yer vererek kendi ismini taşıyan “Hot Five Hot Seven” albümünde ‘Potato Head Blues’, ‘Muggles’, ‘West And Blues’ parçalarını da kapsayan çalışmasını yayınladı. “West And Blues” parçasında Armstrong’un trompet girişiyle yaptığı solo jazz tarihinin en önemli doğaçlamalarından biri olarak kabul edilmiştir. Armstrong’un en önemli özelliklerinden bir kaçı ‘Müzikteki kişisel yaratıcılık, bölgesel dans ve jazz müziklerini popüler hale getiren sanatçılardan biri olmasıdır. Müzik kariyerini trompetiyle kazanan sanatçı geçen zaman içerisinde önemli jazz şarkıcılarından biri olmuştur. Bununla yetinmeyen Louis çok samimi olduğu 2 arkadaşı ile birlikte jazz kulübü açmış kendi kulübünde trompet çalmıştır. Sanatçı ilerleyen yaşlarında trompetçi ve şarkıcı olarak uluslar arası dünya starı olmuştur. Sağlık açısından kalp rahatsızlığı yaşayan ünlü müzisyen 1971 yılında evinde geçirdiği kalp krizi sonucunda kendi evinde hayata gözlerini yumdu.

Merve Akdoğan

İstanbul Üniversitesi Radyo TV bölümü mezunu olan Merve Akdoğan, web içerik editörüdür. Moda, Kadın, Stil, Güzellik, Seyahat/Gezi alanlarında içerikler üreten editörümüz, alanında uzman isimlerle röportajlar da yapmaktadır.

Henüz Yorum Yok

Bir Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

İzmir Escort alsancak Escort Balçova Escort bornova Escort Buca Escort Bodrum Escort