Keçe: Aba’dan Prada’ya

İlişkiler de böyledir, çocukların büyüme evreleri de, hatta her gün bizzat kendisi birbirinin tekrarıyken moda nasıl her defasında yeni bir şey üretebilir ki? Yok, üretemiyor. 60’lar, 70’ler, tarih boyunca ürettiğimiz her şey yeniden ve yeniden gündeme geliyor. Bazen akımlar, şekiller, tarzlar kendini tekrar ederken ya da anımsatırken, kumaşlar da tarihin tozlu sandıklarından çıkabiliyor.
 

keçe

 
Keçe de bunlardan biri. Nedir keçe? Bir kere yeryüzünde bilinen en eski tekstil ürünü. İlk defa nasıl yapıldığı ve kullanıldığı hakkında kesin veriler olmamasına rağmen, kullanımına ait en eski yazılı belge Homeros’un İlyada’sı. Tarih boyunca geleneksel yöntemlerle işlenerek kullanılmış bir kumaş türü. İlk işlendiği halinden hiçbir şey kaybetmeden günümüze ulaşabilmiş. Tamamen doğal, sağlıklı ve dayanıklı bir malzeme olan keçe, her türlü hayvan kılından yapılıyor. Keçe yapmaya en elverişlisi ise Merinos koyununun kılı.
 

keçe

Peki, keçenin diğer kumaşlardan farkı ne? Keçe; sıcağı, soğuğu ve tozu geçirmiyor. Yani kışın sıcak tutuyor, yazın sıcağı hissettirmiyor. İçine bir buz kalıbı koyduğunuzda erimiyor. Dolayısıyla keçe, koruyucu bir yalıtım maddesi. İyi bir keçeden yapılan kepeneği giyen çoban, bir çığın altında kalsa dahi hayatta kalma şansı çok yüksek. Keçe, Anadolu’da çadır, kilim, sedir örtüsü, özellikle de çoban kıyafeti olarak bilinen kepenek yapımında kullanılıyor. Keçeden yapılan minderler, halılar, paspaslar, yelekler ve terlikler hemen her evde var. Şimdilerde ise keçe, aksesuarların yapımında kullanılıyor. Bujiterilerde keçeden yapılan takılar, çantalar, şapkalar ve renkli aksesuarlar satılıyor.
 

keçe

 
Keçe sanatının geçen yıllara direndiği yerler de var. Konya’da Mevlevi külahları, İzmir Tire’de ise çeşitli hediyelik eşyalar ve yer yaygıları yapılıyor. Keçenin bizim tasavvuf kültürümüzdeki yeri de mühim. Öyle ki sufi kelimesi Arapça “yün” anlamına gelen “suf”dan türetilmiş. Tasavvufta keçe, insan-ı kamil’I; yün de insanı temsil eder. Yünün keçe olmak için çıktığı çileli yolculuk, insanın insan-ı kâmil olmak için çıktığı zorlu yolculuğa benzetilir. Konar-göçer devirde modanın ne halde olduğunu bilemesek de Avrupa ve Osmanlı gravürlerinden ve anlatılarından gördüğümüz kadarıyla çobanların koruyucu ‘deri’leri haline gelen keçenin saraylara bile ulaştığını biliyoruz. Geçmişten günümüze kullanım alanının genişliği nedeniyle keçe, her zaman günlük yaşamın bir parçası olarak varlığını sürdürmüş. Bir dönem için kullanım alanları azalan keçenin; birçok çeşidi günümüzde turistik ve hediyelik eşya üretiminde başrolü oynuyor. Birçok Türk, Avrupalı ve Amerikalı sanatçı keçe malzeme kullanıyor; tasarımın sınırları zorluyorlar, ressamlar ve heykeltraşlar keçeyle inanılmaz sanat eserleri yapıyorlar.
 

keçe

Üniversitelerimizin tekstil tasarım bölümlerinde keçeden giyilebilir tasarımlar yapılıyor, sanat eserleri üretiliyor. Şimdilerde slow fashion ya da green fashion gibi geri kazanılabilir kumaşlardan oluşan, çevreye duyarlı akımların da ana malzemeleri arasında yer alıyor. Çünkü keçe üretmek için kesinlikle hayvan öldürülmüyor. İhtiyacınız olan şey; yün, sabun ve su.
 

keçe

 
Türkiye’de birçok modacının koleksiyonlarına eklediği keçe, özgün karakteri ile zor fakat zamansız yapısıyla her daim tercih edilmeye devam ediyor. Tarih boyunca soğuktan, sıcaktan korunmak için kullanılan, çadır olan, aba olan, takke olan keçe gün geliyor Prada için ayakkabı, Celine için çanta oluyor. Ya da dikişsiz, ilmeksiz yapısı sayesinde transparan kıyafetlere ilham veriyor.
 
Ezcümle insanlık nasıl ki ilk günkü nefsini taşıyor, zerre değişmiyor. Dünya da yediklerimiz de içtiklerimiz de değişmiyor. Kıyafet giyme sebebimiz önceleri sadece soğuktan korunmak olabilir ama biz şimdi aynı kumaşlara farklı anlamlar yüklemekte mahiriz ve unuttuklarımızı hatırlıyoruz. İyi ki hatırlıyoruz.
 
.
 

Henüz Yorum Yok

Bir Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.