9 Soruda Hamilelik ve Koronavirüs

Dünyayı etkilemeye devam eden Koronavirüs önlem alınmadığı takdirde hızla yayılmaya devam ediyor. Risk gurubunda yer almayan ancak kendilerini dış etkenlerden daha fazla korumaları gereken bu dönemde hamile kadınlar ekstra stres yapabiliyor. Bu süreç devam ederken önümüzdeki gün ve haftalarda binlerce anne bebeğini doğuracak. Peki gebelikte koronavirüs ne anlama gelir, bebek bekleyen anneler ne yapmalı? Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Çağlar Helvacıoğlu, koronavirüs ve hamilelik hakkındaki en son bilgileri sizler için kaleme aldı.

1- Hamile kadınlar risk grubunda mı?

Kadınların koronavirüse ortalama sağlıklı bir yetişkinden daha duyarlı olduğuna dair bir kanıt yok. Ancak hamilelik sırasında koronavirüsün size bulaşması durumunda, pnömoni gibi ciddi solunum problemlerine yol açabilir ve bu nedenle daha savunmasız hale gelebilirsiniz. Bunun nedeni, hamile kadınların kalp atış hızlarının artması, akciğer kapasitesinin azalması ve ‘dağınık bağışıklık sistemleri’ diye tanımlanan durumdur. Böyle bir durumda düşük ve erken doğum riski daha yüksek. Bu süreçte Covid-19 ile ilişkili anne ölümleri hakkında herhangi bir rapor bulunmuyor. Fakat benzer virüsler olan SARS-CoV ve MERS-CoV enfeksiyonlarının gebelerde yüksek ölüm oranlarıyla seyrettiğini biliyoruz.

2- Koronavirüs hamilelik sırasında bebeğe bulaşır mı?

Şimdiye kadar virüs amniyotik sıvı, kordon kanı, plasenta dokusu veya anne sütünde tespit edilmedi. Bu yüzden görünüşe göre ‘dikey bulaşma’ yok yani bebeğe bulaşmıyor.

3- Hamile kadınlar kendilerini virüsten nasıl korumalı?

Bağışıklık sisteminizi en üst düzeye çıkarın ve yüksek enfeksiyon riski altında olduğunuz herhangi bir durumdan kaçının. Kalabalıklarda ve hasta insanların yanında bulunmamaya özen gösterin. En önemlisi de sık sık ellerinizi yıkayın. Ayrıca grip aşınızı henüz yapmadıysanız, çok geç değil.  Grip aşısı hamilelikte ve emzirirken güvenlidir ve bu bağışıklık bebeğe geçer.

4- Bu dönemde ne kadar sıklıkla doktor kontrolüne gitmeliyim?

Pandemi sırasında sağlıklı bir hamile kadının ne kadar tıbbi takibe ihtiyacı olduğu veya bunu almasının en iyi yolu hakkında çok iyi bilimsel kanıt yok. Hamileliğin erken dönemindeyseniz, doktorunuza dört haftada bir görünmek yerine, altı haftada bir görmeyi tercih edebilirsiniz. Dokuzuncu ayında bulunan ve sık sık doktor ziyaretleri ayarlayan kadınlar bile randevularını en aza indirmelidir.

Zor gebelikleri olan kadınlar için durum farklıdır. Ancak bu gene de çoğu hastanın risk profiline bağlıdır. Komplikasyon riski yüksek olan kadınların daha sık ultrason izlemesine ihtiyacı olacaktır. Ancak, ekipmanlar doğru şekilde temizlense bile hastaneler bulaşma açısından yüksek risklidir. Yukarıda ifade edilenlere oldukça dikkat edilmelidir.

5- Salgın döneminde doğurganlık tedavilerime devam edebilir miyim?

Bu durum, süreçte nerede olduğunuza bağlıdır. 17 Mart’ta Amerikan Üreme Tıbbı Derneği, doğurganlık kliniklerinin ve doktorların Covid-19 krizi sırasında tüp bebek uygulaması, rahim içi döllenme ve yumurta dondurma gibi tüm yeni tedavi döngülerini askıya almasını önerdi.

6- Hamileliğim sırasında koronavirüs semptomları geliştirirsem ne yapmalıyım?

Bu konuda sessiz kalmayın. Potansiyel virüse maruz kalma veya şüpheli belirtiler varsa, test edilmesi gereken bir kategoriye uyarsanız, kişisel doktorunuza başvurun ve bu testi yaptırmanız gerekip gerekmediğine bakın. Hastaneye gitmeden önce evdeki diğer bireylerden kendinizi mutlaka izole edin ve maske kullanın. Hastanede size COVİD-19 için testi yapılacaktır. Semptomlarınız hafifse, muhtemelen kendi kendine karantinaya alma ve ‘kendinize grip olmuş gibi davranın’ talimatlarıyla sonuçları beklemek üzere eve gönderilirsiniz.

Nefes almakta güçlük çekmeye başlarsanız, hemen doktorunuza telefon edin ve hastaneye başvurun. Siz ve bebeğiniz, tehlikeli bölgeden çıkana veya doğum yapana kadar hastanede yakından izleneceksiniz. COVİD-19 için yapılan testte pozitif sonuç alınması halinde veya sadece ‘araştırılan bir kişi’ olmanız durumunda, doğuma girdiğinizde, kişisel koruyucu ekipmanların tamamının olduğu sınırlı sayıda sağlık çalışanının katıldığı negatif bir basınç odasına yerleştirilmeniz muhtemeldir.

Şüpheli veya COVID-19 pozitif olan birçok yeni anne için gerçek zorluk, bebek geldikten sonra başlar. Çin’den yayınlanan bazı bildiriler doğrulanmış COVID-19 olan anne ve yeni doğanın mümkünse ayrı bir izolasyon odasında, mümkün değilse; bebeğinden en az 6 metre uzakta tutan bir perde ile 14 gün boyunca bebeklerinden ayrı kalmalarını önermiştir. Bununla birlikte, bu durumun anneyle bağ kurma ve beslenme konusunda olumsuz etkileri de olabilir. Bu açıdan anne ve bebeğin bir arada tutulması önerilmektedir.

Bu duruma fayda-zarar dengesine göre multidisipliner ekip tarafından karar verilmelidir. Virüsün, süt yoluyla bulaşmadığı tespit edilmiştir ve emzirme mümkündür. Ancak annenin temiz olması ve iyi şekilde maskelenmesi gerekir. Ayrıca anne iyileşene kadar; banyo, bebek bezi ve ten teması gibi yeni doğan bakımının kısımlarını idare etmek için yakın bir akraba belirlenmesi istenebilir.

7- Bu süreçte sezaryen doğum mu normal doğum mu?

Çin’den bildirilen vakalarda, pozitif test sonucu sonrası doğum yapan kadınların çoğunluğu bebeklerini sezaryen ile dünyaya getirmiştir. Sezaryen oranlarının fazla olmasında gebelerdeki solunum sıkıntısının rolü olduğu düşünülmektedir. Normal doğum bebeğe geçiş riski yarattığına dair bir kanıt yoktur.

8- Hastanede mi evde mi doğum yapılmalı?

Son birkaç haftada, ABD’de doğum ebeleri, COVİD-19’a yakalamaktan korkan kadınlar arasında büyük bir ilgi görüyor. Uzman doktorlar, ebeler tarafından desteklenen evde veya bağımsız bir doğum merkezinde doğum fikrine mesafelidir. Örneğin, kanama veya solunum problemleri gibi acil bir durumda annenin veya yeni doğanın hastaneye nakledilmesi çok önemlidir. Evde doğum, annelerin hastanede Koronavirüse maruz kalma risklerinden kaçınmasına yardımcı olabilir, ancak ebe ile doğumun da riskleri olduğunu unutmamak gerekir.

9- Hamilelik döneminde psikolojik sağlığımı nasıl korumalıyım?

Antidepresanların ve anti-anksiyete ilaçlarının fetüsünüz veya emzirdiğiniz bebeğiniz üzerindeki etkileri konusunda endişe etmenin zamanı değildir. Doktorlar ve araştırmacılar arasındaki fikir birliği, giderek kontrolden çıkan zihinsel sağlığınızın, amniyotik sıvınız veya sütünüzdeki Prozac veya Zoloft’tan çok daha tehlikeli olduğudur.

Acı çekiyorsanız, ilaç kullanma olasılığı hakkında mutlaka doktorunuza danışın. Danışmak ve bilgi almaktan çekinmeyin. Durumunuz ile ilgili doğru davranmak için doğru bilgiye sahip olmak şarttır.

İrem U.

Aysha Dergi Yazı İşleri Müdürü olan İrem Uluerciyes, moda, güzellik, stil, güncel konularda yazılar yazıp, alanında uzman isimlerle röportajlar gerçekleştirmektedir.

Henüz Yorum Yok

Bir Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.