Buluşma Noktamız Mutfaklar

Son yıllarda –özellikle de dekorasyon ve iç mimarinin hayatlarımızda önem kazanması ve yeni konut dalgasında doğan evlerin de bu çizgide inşa edilmesiyle – ilk olarak mutfaklarda gelenekselcilik yıkıldı ve yerine gerçekten de ‘bir yaşam ve sosyalleşme alanı’ olarak tasarlanan geniş, çok sayıda depolama alanına sahip, insan ergonomisine uyumlu, çevre ve doğa dostu, oturma, dinlenme alanlarına sahip, yepyeni bir mutfak
nesli aldı.

Artık mutfakların sadece yemek yapmak için değil, evin içinde var olan yaşam konseptini kapsayan alanlar olarak tasarlandığını görüyoruz. Bir yanda natüralist dokular, fonksiyonel üniteler, alışıla gelmedik renkler ve materyaller; diğer yanda organik formlar, maksimum verime dayalı teknolojiler, oturma alanlarıyla salona devam eden tasarımlar… İşte tüm bunlar ‘daha fazla vakit geçirilen mutfaklar’ için. Belki de bu yüzden yemek pişirme ve sunum estetiği gibi kavramlar da gitgide popülerleşiyor.

Buluşma Noktamız Mutfaklar

2014 Milano Tasarım Haftası sonrasında ortaya çıkan mutfak haritasında, saklama çözümlerinin inovasyonda en fazla önem verilen noktalardan biri olduğunu görüyoruz. Genelde modüler olarak tasarlanan günümüz mutfaklarında, tüm depolama detayları düşünülerek tasarım yapılıyor. Öte yandan, kullanıldığı her mekâna sıcak bir atmosfer armağan eden mucizevi malzeme ahşap, doğallığıyla büyüleyen yeni nesil mutfaklarda daha modern hatlara bürünerek karşımıza çıkıyor. Çokça kullanılan parlak lâkeler önümüzdeki yıllarda yerini mat lâke ve doğal ahşaba bırakıyor. Yeni nesil kent yaşamını simgeleyen ‘süper sistem’ mutfaklar; evin ana yaşam alanları icin mobilya dünyasına sarılan tasarım trendleri, son yıllarda var gücüyle mutfaklara odaklanmış durumda. Gitgide büyüyen, oturma, dinlenme ve yemek bölümleriyle birleşerek 7/24 yeni yaşam alanları olarak konumlandırılmış ‘geleceğin mutfakları’ artık sadece bir istasyon değil, ev sahipleri ve konukları icin bir buluşma noktası.

Buluşma Noktamız Mutfaklar

Yeni jenerasyon mutfak tasarımının en önemli dinamiklerinden biri de renk. Mutfağa enerji kazandırmak için renklerin gücünden faydalanan bu modellerde en çok rağbet gören tonlar arasında neon kırmızı, turuncu, sarı ve limon küfünü sıralayabiliriz. Bu tarz mutfak atmosferleri yeni teknoloji ve retrospektif bir çizgiyle
üretilen klasik fırın, ocak ve davlumbazlarla tamamlanıyor. Yine de yeni sezonun en gözde trend kodu, ‘yeşil’. Çevreci ve doğa dostu olmanın ötesinde ‘yeşil odaklı’ tasarlanmış mekânların popülerleşmesiyle; mutfaklarda taze otların yetiştirildiği raflar, adeta bir bahçe gibi düzenlenen bitki köşeleri ve botanik temalı duvar kağıtları/ paneller/ separasyonlar, bu şovdaki yerlerini tek tek alıyor. Bu da yaşam alanı olarak kullanılan mutfaklara yeni ve taze bir doğa soluğu getiriyor. Şunu unutmayın ki mutfak kavramı sağlıklı olmakla eşdeğer. Hem beslenmede hem mimari anlamda, sağlık deyince de akla ilk önce mutfaklar geliyor. Malzemesiyle, kurgusuyla, teknolojisiyle, ergonomisiyle her mutfağın önce insan sağlığına seslenmesi gerekiyor. Dolayısıyla klasik mutfakların önceliklerini bir yana bırakıp mimarlara kulak vermek ve çoğul tercihlerin ne yönde ilerlediğini iyice öğrenmek gerekiyor.

A.Ozan Ekşi

Merve Akdoğan

İstanbul Üniversitesi Radyo TV bölümü mezunu olan Merve Akdoğan, web içerik editörüdür. Moda, Kadın, Stil, Güzellik, Seyahat/Gezi alanlarında içerikler üreten editörümüz, alanında uzman isimlerle röportajlar da yapmaktadır.

Henüz Yorum Yok

Bir Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.