Hamilelikte Vücut Kitle İndeksi Kaç Olmalı?

Yaş ilerledikçe gebelik şansı azaldığı gibi kronik bir takım hastalıklar taşımak da gebelik için olumsuzluk teşkil etmektedir. Bununla birlikte başka faktörler de devreye girmektedir. Stres, yaşam stilimiz, beslenme şeklimiz ve toksinlere maruz kalma durumumuz oldukça önemlidir. Prof. Dr. Mustafa Bahçeci; “Gerek doğal gebeliklerde gerekse tüp bebek tedavilerinde vücut kitle indeksini belli bir aralıkta ( 19 -25 arasında ) tutmak gebelik başarısı açısından son derece önemli . Çalışmalar, 19’un altı zayıf olan hastaların gebe kalabilme şansı 19-25 aralığındaki bayanlara göre dört kat azaldığını gösteriyor. Vücut kitle indeksi arttıkça da gebelik şansı azalır. Erkekler için de durum böyledir. Vücut kitle indeksi artan erkeklerin sperm sayıları azalır. Kadınlardaki kilo problemi hem gebe kalmadan önce hem gebelik sırasında hem de doğacak çocuğun hayatında problem yaratır” diyerek bazı ülkelerde vücut kitle indeksi 35 olan kişilerde tüp bebek tedavisi yapılmasının yasaklandığını belirtti.

Yumurta rezervi azalmış olan hastalara yönelik birtakım prensipler vardır, bunlardan biri egzersiz yapmaları ve kanlanmayı artırmalarıdır. Bu kanlanma organların yeniden kendini bulmasını sağlamaktadır. Bir diğeri de yeteri kadar su içmektir çünkü su metabolizmayı hızlandırır ve özellikle hormonların regüle olmasını sağlar. Tüm bunlarına yanı sıra hamileliğe güzel bir başlangıç yapmak adına atmamız gereken en doğru adım yediklerimize özen göstererek kaliteli bir beslenme şekli seçmemiz olacaktır.  Bahçeci Sağlık Grubu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Bahçeci; “1855 kadının üzerinde yapılan “Nurses Health” isimli araştırma gösteriyor ki çalışma yapılan 6 kadından 1 inde çocuk sahibi olamama problemi var. Çocuk sahibi olamayan bu 6 kadın incelendiğinde beslenme ve yaşam şekillerinin bozuk olduğu, trans yağlarla, glisemik endeksi yüksek gıdalarla ve fastfoodla beslendikleri görülmüştür. Buna karşılık çocuk sahibi olan kadınlar karşılaştırıldığında onların da aksine bitkisel proteinlerle beslendiği, düzenli egzersiz yaptıkları, iyi tahıllar ve bakliyatlar tükettikleri ortaya çıkmıştır. Kola, meyve suları ve asitli gıdalar, özellikle light sütler ve light ürünlerle beslenenlerin çocuk sahibi olma konusunda problem yaşadığı görülmüştür” dedi.

ÜREME FONKSİYONLARINI ÇALIŞTIRABİLMEK İÇİN KURU FASULYE, NOHUT GİBİ BAKLAGİLLERİ YA DA CEVİZ, YER FISTIĞI GİBİ KURUYEMİŞLERİ TÜKETMEK GEREK…

Beslenme şeklimizin ve alışkanlıklarımızın üreme fonksiyonlarımızı büyük oranda etkilediği bilinmektedir. Bunun yanı sıra bilinen bir diğer önemli nokta sigaranın da erkek ve kadın infertilitesinde negatif etki yarattığıdır.  Sigara içen kadınların çocuk sahibi olma şansı %60 azalmakla birlikte  tüp bebek yapılan hastalarda ise %32 oranla daha da azalmaktadır. Tüm bunlara bakıldığında beslenmenin hayatımızda tamamlayıcı bir faktör olduğu görülmektedir. Prof. Dr. Mustafa Bahçeci, “Bulunabilir gıdalarla bir üreme diyeti doğrultusunda beslenilmesi lazım. Gün içerisindeki koşturmacamızdan dolayı çok fazla işlenmiş gıdayla beslenmek durumunda kalıyoruz. Ceviz yağı, antep fıstığı, susam yağı gibi iyi yağlarla beslenmemiz gerekiyor. Bunlar çoklu doymamış yağlar, bu yağları tüketirken pişirmede kullanabilirsiniz çünkü bu yağlar ısıya dayanıklı yağlardır; o yüzden yemeklerinizi bu yağlarla yapabilirsiniz. Buna karşılık zeytinyağını soğuk yemeklerde ve mümkünse salatalarda kullanılmasını öneriyoruz” diyerek vücudun temel yapı taşlarından olan proteini de almanın çok önemli olduğunu; kuru fasulye, nohut, mercimek gibi baklagillerin ya da ceviz, yer fıstığı, antep fıstığı gibi kuru yemişlerin tüketilmesi gerektiğinin altını çizdi.

FERTİLİTE ORANINI ARTIRMAK İÇİN KIRMIZI ETTEN UZAK DURMAK VE HER GÜN YUMURTA YEMEK ŞART!

Hamile kalabilmek ve sağlıklı bir bebek dünyaya getirebilmek için anne-baba adaylarının bazı konularda hassasiyetle dikkatli olmaları gerekmektedir. Tedaviye başlamadan önce veya tedavi sırasında beslenme şekillerinin ve yaşam pratiklerinin değişmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Mustafa Bahçeci; “Eti günde bir porsiyonu geçmeyecek şekilde tüketmek gerekiyor, burada da önceliğimiz balıktan yana olmalı, dolayısıyla fertilite oranını artırmak için kırmız etten bir miktar uzak durmak gerekmektedir. En ucuz protein kaynağı olarak her gün yumurta tüketilmesini öneriyoruz hem hamilelik öncesinde hem de hamilelik döneminde. Fertiliteyi azaltan etkenlerden biri ise D vitamini eksikliğidir, Toplumda D vitamini eksikliğinin çok yaşandığını görmekteyiz. Bu eksikliği de yumurta gibi doğal kaynaklarla yerine koyabiliriz” dedi.

Düzenli beslenerek, zararlı besinlerden uzak durularak, egzersiz yapılarak ve su tüketimi artırılarak yumurtlama problemi olan kadınların %67’sinde bu problemin ortadan kalktığı görülmektedir. “Günlük depolarımızın dolması, rutin faaliyetlerimizin devam edebilmesi için yeşil gıdalardan, taze sebzelerden çok miktarda faydalanmamız gerekmektedir, çünkü bu gıdalar hem yüksek miktarda demir içerirler hem de günlük vitaminimizi karşılarlar. Ayrıca kişide tiroit ile ilgili eksiklikler varsa bu konu üreme için mühimdir” diyen Prof. Dr. Bahçeci; hem gebe kalmayı kolaylaştırmak hem de gebeliğin devamı açısından tiroit hormonlarının önemli rolü olduğunu, bu hastalıkla ilgili belirtiler gösteren kişilerin tiroit açısından iyi değerlendirilmesi ve tedavi edilmesi gerektiğini vurguladı.

Merve Akdoğan

İstanbul Üniversitesi Radyo TV bölümü mezunu olan Merve Akdoğan, web içerik editörüdür. Moda, Kadın, Stil, Güzellik, Seyahat/Gezi alanlarında içerikler üreten editörümüz, alanında uzman isimlerle röportajlar da yapmaktadır.

Henüz Yorum Yok

Bir Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.