Prof. Dr. Banu Çaycı’dan: İğnenin Ucundaki Sağlık

           Yin soğuğu temsil eder, yavaştır veya pasiftir. Yang sıcak, heyecanlı ve aktiftir. Yine Çin tıbbına göre sağlık; vücudun dengeli durumda tutulmasıyla elde edilir. Hastalıklar; Ying ve Yang’ın dengesizliğiyle gelişmektedir.Bu dengesizlik, Gi’nin (yaşam enerjisi) meridyen adı verilen yollarda blokajına yol açar. Meridyenlerle ilişkili olan, belirli noktalara akupunktur uygulanarak, Gi’nin blokajı açılır. Birçok kaynak, meridyenleri en az 2000 akupunktur noktasının ağ gibi birleşmesiyle oluşmuş, 14 ana kanal olarak tanımlar.
            Akupunktur 5000 yılık bir geçmişe sahip olan bir tedavi tarzıdır. İlk uygulayanları Uygur Türkleri’dir. Sonra Çinliler, Japonlar ve Avrupalılar kullanmaya başlamışlar.         
            Dünya Sağlık Örgütü, 2003 yılında akupunkturun etkinliği konusunda klinik kanıtlara dayanarak bir rapor oluşturdu. Akupunkturun yardımcı bir tedavi metodu olarak, hangi hastalıklarda kullanılabileceğini belirledi.
 
Hangi hastalıklar tedavi edilebilir?

  • Anksiyete,
  • Astım, bronşiyal astım, alerjik rinit
  • Bronşektazi (aşırı balgam, kanamalar, sürekli antibiyotik kullanımı),
  • Baş ağrıları, migren, gerilim tip baş ağrıları,
  • Boyun ağrıları, boyun fıtıkları, bel ağrıları, bel fıtıkları,
  • Çarpıntı,
  • Depresyon,
  • Fibromiyalji,
  • Felçler, felç sekelleri, idrar kaçırma vs.
  • Hormon kullanmadan menapoz tedavisi,
  • İlaç kullanmak istemeyen hipertansiyon hastaları, ilaçla tansiyonu
  • düzenlenemeyen hastalar,
  • tipII Diabetes mellitus (şeker hastalığı)
  • Geceleyin sık sık idrara kalkma,
  • Kronik sinüzit,
  • Kadın ve erkek kısırlığı,
  • Kaşıntılı kronik cilt hastalıkları, Ürtiker vs.
  • Mide ağrıları, ülser, düedenal ülser,
  • Multiple skleroz, uyuşmalar, halsizlikler, stresli hal vs.
  • Menapoz şikayetleri, kemik ağrıları, uykusuzluk, ruhsal gerginlik, gece terlemeleri, sebepsiz ağlamalar, kemik erimeleri,
  • Kronik ishaller, kabızlık,
  • Karpal Tünel Sendromu,
  • Kronik kalp hastalıkları,
  • Kilo verdirme tedavisi,
  • Romatizmal hastalıklar, romatoid artrit, ankilozan spondilit,
  • Uyku bozuklukları,
  • Sigara bıraktırma tedavisi,
  • Stres (Kronik)

 
Obezite ve Akupunktur     
            Obezite (şişmanlık), Akupunktur’un en yaygın kullanıldığı problemlerin başında gelmektedir. Zayıflamak için kimi zaman mucize bir yöntem olarak sunulan akupunktura kimi zaman da; ‘bu listelere uyarsam, ben zaten kilo veririm. Akupunktur’a ne gerek var?’ şeklinde yaklaşılmaktadır. Her iki yaklaşımda önemli hatalar içermektedir. Bir yandan; akupunktur bir mucize değildir. Öte yandan ise; obezite ile boğuşmak zorunda olan hastaya, davranış değişikliğinin yerleşmesi gereken başlangıç aşamasında, akupunkturun katkıları göz ardı edilemeyecek kadar önemlidir. Akupunktur, sindirim sisteminizin daha düzenli çalışmasını sağlayacak, örneğin kabızlık probleminiz varsa bunu giderecek, midenizde ekşime yanma veya hazımsızlık varsa, bunları ortadan kaldıracaktır. Akupunktur, yaşamınızda halen var olan ve böyle ciddi bir davranış değişikliği sırasında oluşacak stresi giderecek, kendinizi her zaman olduğundan daha sakin ve rahat hissetmenizi sağlayacaktır. Akupunktur; bu süreçte doğal olarak aldığınız gıda miktarı düşeceğinden beklenen açlık duygusu, mide kazıntısı ve halsizlik şikayetlerini giderecektir. Akupunktur, yavaşlayan metabolizmanın hızlanmasını sağlayacaktır. Akupunktur bu problemleri giderirken hastanın yapacağı; haftada bir kez akupunktur tedavisine düzenli gitmek ve hekiminin önerilerine uyarak, sağlıklı bir şekilde kilo verirken, beslenme ile ilgili yanlış davranışlarını kalıcı bir şekilde değiştirerek, yaşam boyu sürecek doğru alışkanlıkları edinmekten başka bir şey olmayacaktır.  

Tüp Bebek ve Akupunktur
             Akupunktur erkeklerde sperm hareketliliğini, kalitesini ve sayısını artırarak; kadınlarda ise yumurta kalitesini ve uterusun kanlanmasını artırarak fertiliteyi artırıyor. Akupunktur ile rahme giden kan akımı artmakta ve böylece rahmin kasılmasının azaltılması hedeflenmektedir. Ayrıca bağışıklık sisteminin güçlendirmesi nedeniyle, embriyonun rahme tutunması için uygun ortam oluşturulmaktadır. Infertilite hastalarında akupunktur tedavi öncesi, tedavi sırasında ve embriyo transferinde uygulanabilmektedir.

Migren ve Akupunktur
            Yarım baş ağrısı anlamına gelen migren; ataklar halinde gelen ve tekrarlayıcı olan bir baş ağrısıdır. Genellikle tek taraflıdır ama bazen de çift taraflı olabilir. Orta veya kuvvetli olabilen, hareketle şiddeti artan zonklayıcı ağrı tarzıdır. Birkaç saatten birkaç güne kadar sürebilir. Vücutta zaten hazır olan iyileştirici faktörlerin; yani endorfin, serotonin gibi ağrı kesici ve rahatlatıcı maddelerin salgılanmasını sağlayarak, migreni ortaya çıkaran sebepler ortadan kaldırılır. Böylece kriz öncesi var olan damar daralmalarının (vazospazm) önüne geçilerek iyileşme sağlanır. Akupunktur tedavisinden sonra migren nöbetleri seyrekleşir veya migren tamamen ortadan kalkar. Yapılan bilimsel araştırmalarına gore, akupunkturla migren tedavi başarı oranı %80’dir. Akupunktur haftada 2-3 kez olmak üzere, toplam 15-20 seans uygulanır. Seanslar 20-40 dakika arası sürer.
            Akupunktur tedavisinde kullanılan iğnelerin, içerisinde ya da üzerinde herhangi bir madde yoktur. Günümüzde yaygın olarak kullanılan iğneler paslanmaz çelikten olup, çok incedirler.
            Batıda özel ve resmi sigortalar akupunktur tedavi metodunu kabul edip, tedavi ücretlerini ödemeye başlamışlardır. Türkiye’de henüz tedavi ücretleri Sağlık Bakanlığı’nca ödenmemektedir. Ancak bu konuda çalışmalar mevcuttur. 2002 yılından bu yana, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Akupunktur Kliniği’nde hastalara tedavi verilmektedir. Üniversite, aynı zaman da Sağlık Bakanlığı’nın Akupunktur Sertifika Programı’nı da yürütmektedir. Akupunktur tedavisine başvuracaklar için önemli ayrıntılardan biri de; başvurdukları hekimin Sağlık Bakanlığı’ndan onaylı “Akupunktur Uygulayabilir Sertifikası’nın” olmasına dikkat etmeleridir.

                                                                           
                                                                               Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi
                                                                               Prof. Dr. Banu Çaycı

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Henüz Yorum Yok

Bir Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.