Anne Babamızın Hakkı Hukuku! 

Sizleri Unutmadık…
 
Bir çocuk dünyaya getirerek sayısız sorumluğun altına elimizi koyuyoruz. Çocuğu dünyaya getirme kararını alan ebeveynler olarak tabi ki onun temel ihtiyaçlarını karşılamak bizim görevimiz.
 
Peki, anne-babasını seçme ya da dünyaya gelip gelmeme konusunda fikri sorulmayan çocuklarımızın, anne babasına bakma yükümlülüğü var mı?
 
Hukuk, anne ve babalarımız için ne gibi haklar vermiş, birlikte bakalım…
 
Hukukumuz, bazı ahlaki değerler sebebiyle bireylerden birinin yoksulluğa düşmesi durumunda, diğer bireylerin ona yardımcı olmasını sağlamak amacıyla Aile Hukukunda nafaka yükümlülüğü kavramını getirmiştir ki, buna da ‘Yardım Nafakası’ denmektedir. Yardım nafakası, hısımlar arasında yardımlaşma fikrine dayanmaktadır.
 
Anne ve Babanın Nafaka Hakkı
 
Medeni kanunumuz “Herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür.” şeklinde hükmetmektedir.
 
Kanunda yazan şartların gerçekleşmesi ve ilgili kişiler tarafından talep edilmesi halinde, bu yükümlülüğün yerine getirilmesinin zorunlu olduğunu bilmemiz gerekmekte.  
 
Yardım nafakası, Medeni Kanunun 364 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Nafaka isteyebilecek olanlar ise üstsoy, altsoy, kardeşler ve kamuya yararlı kurumlar şeklindedir. Bu maddedeki “alt soy” kişinin çocukları ve torunları, “üst soy” ise anne-baba, büyükanne-büyükbaba anlamına geliyor. Diğer bir ifade ile sadece anne-baba değil, büyükanne ve büyükbabalar bile bu davayı açıp torunundan nafaka talep edebilir. Nafaka istenebilmesi ve bu davanın açılabilmesi için anne babanın maddi durumunun kötü olması ve nafaka talep ettiği nafaka yükümlüsünün mali gücünün olması, yani çocuğun maddi durumunun iyi olması gerekmektedir.
 
Yardım nafakasında yetkili mahkeme taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesidir. Görevli mahkeme ise aile mahkemesidir.
 
Yardım nafakası miktarının belirlenmesi konusunda ise hâkim, talebe bağlı olup talep edilen rakamın üstünde nafakaya hükmedememektedir. Ayrıca talep edilmesi halinde hükmedilen yardım nafakasının gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğine de karar verilebilir. Mahkemece karara bağlanan nafaka miktarı sonradan durum koşullarının değişmesi sonucu artırılıp azaltılabileceği gibi tamamen de kesilebilir.
 
Çok sık rastlanan dava türü olmasa da bu tür davalar açılmakta ve mahkemelerde nafaka kararları çıkmaktadır.
 
Anne-babaya yardım etmek, Türk yasalarında olduğu gibi çok sayıda yabancı ülke yasasında da yer almaktadır. İsviçre Ceza Kanunu’na göreher kim gerekli araçlara sahip olmasına ya da olabilecek olmasına rağmen, aile hukukundan doğan bakma ve destekleme yükümlülüğünü yerine getirmezse” şikâyet üzerine hapis cezası ile cezalandırılıyor. Alman Ceza Kanunu’nda ise bakım yükümlülüğünü yerine getirmeyene 3 yıla kadar hapis cezası var.
 
Tabii ki tüm akrabalar için değil…
 
Gerek Türk Medeni Kanunu ve Ceza Kanunu’na gerekse yabancı ülkelerin ilgili kanunlarına göre bakma yükümlülüğü eş ve çocuklar ağırlıklı. Türkiye ve bazı ülkelerde anne, baba, torun ve kardeşi de kapsıyor.
 
Peki dinimiz açısından anne babaya bakmak zorunda olan kimdir?
 
Anne ve baba, bakıma muhtaçlarsa evladın onların bakımıyla ilgilenmesi dinimizin emridir. Anne-babanın bakımından bütün çocuklar sorumludur. Ancak öncelikle maddi durumu iyi olan erkek çocukların bakma mecburiyeti vardır. Eğer onlar bakmıyorsa kız çocukları da bakmak zorunda olur. Elbette kayınpederimiz, kayınvalidemizi de unutmamamız gerekiyor.
 
Nitekim yüce Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de bu konuda “Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, ana-babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine “of!” bile deme; onları azarlama, ikisine de güzel söz söyle.“ buyurmaktadır.
 
Yani güzel dinimiz ana-babamıza, “of” bile demeyi yasaklamıştır.
 
Varlık sebebimiz anne ve babalarımıza sahip çıkalım, zira ne yapsak haklarını ödeyemeyiz.
 
 
 

Henüz Yorum Yok

Bir Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.