Çocukla Kaliteli İletişim İçin…

Çünkü çocuklarınızla, çocuklukta kurduğunuz ilişkiler tüm ömür boyu onları etkileyen izler bırakır. Burada birinci ilacımız, çocuğa gösterilecek karşılıksız ve koşulsuz sevgidir. İkincisi çocuğa zaman ayırıp ilgi göstermektir. Üçüncüsü ise tatlı bir tebessüm, birkaç güzel söz ve sevgi dolu bir bakış…

Eğer çocuk beklentilerine karşı ailenin ilgisizliğini hisseder, beklentilerinin hafife alındığı zannına kapılırsa; ailesi ile arasındaki bağlarda zedelenmeler olur ve beklentiye ilgisizlik, çocukta olayın tutkuya dönüşmesine neden olabilir. Bu tutkuya dönen beklenti, aklî değil ama duygusal direnişin bir sonucudur. Anne baba, çocuklarının gözündeki değeri kaybetmemek için aslında çok dikkatli davranmalı. Çünkü çocuğun anne babaya her halükarda güvenmesi lazım. İlişkilerde dürüst olmak burada önem arz ediyor. Yalan söyleyen, çocuğun gözü önünde eşine hakaretler savuran, biraz önce gülüp sohbet ettiği komşusunun ardından olumsuz konuşup gıybet eden anne-baba, çocuğunun gözündeki statüsünü kaybeder.

İletişim sadece söz ile olmadığından tavır, hareket, jest ve mimikler, duyguların ifade edilmesi, tavır ve hareketlerde kullanılan iletişim ifadeleri çocuk eğitiminde çok değerlidir. Eğer aile içinde iletişim kanalları kapalı olursa, çocuk evin içinde yalnızlığa, duygusal açlığa mahkûm edilmiş olur.
 

çocuk yetiştirmek aile

‘Çocuk yetiştirmek pamuk ipliğine benzer; eklemek de kolaydır, koparmak da…’

Sevgi; temelde çocukla geçirilen kaliteli zaman anlamına gelir ki; kaliteli zaman demek çocuğun ebeveyne güvenmeyi öğrenmesi, gerçekten sevildiğini hissetmesi, şahsının önemli olduğunu fark etmesi demektir. Eğer çocuk, taşıma kapasitesinin üzerindeki yüklerde aile desteğini hissedemezse, aile ve çocuk yavaş yavaş birbirinden uzaklaşacaktır. Peki, o zaman ne yapalım?

Öncelikle çocukla konuşmak önemlidir. Ardından da çocuğun özelliklerini tanıyıp, yakınlaşmanıza vesile olan ortak faaliyetlerinizi arttırın. Çünkü kendisine verilen değeri hissetmeyen çocuk, zamanla kendisine değer vermemeye başlar. Giderek herhangi bir iş için çaba gösterme gereği hissetmez. Bu, ailede tüm bireyler için geçerli olmakla beraber, çocuklukta daha da önemlidir. Zevk endeksli, değerlere ilgisiz, anti – sosyal davranışlı, sevgi yoksunluğundan kendisini dışlanmış, atılmış olarak düşünen, güvensizlik duygusunun geliştiği kişiler haline gelebilir.

Ailede kaliteli zaman kavramını oturtmak için iş ve aile arasındaki dengeye, hırslarımıza dikkat etmek; hayatı pratikleştirmek, gereksiz iş ve ayrıntıya zaman vermek yerine teke tek aile bireyleriyle ilişkiye önem vermeliyiz. Bütün bunlar hayatı hep kolaylaştıran ebeveyn olmak demek de değildir, sadece birlikte yaşamaya özen göstermek demektir. Çünkü yaşanan zorluk ve üzüntülere çözüm üretmek de bireyin kişiliğinin gelişmesine katkı sağlar. Hayatı kolaylaştırma değil, birlikte yaşamayı öğretmek için birlikte olma; onu anlamaya çalışma, birebir onunla konuşma, onun ruhsal gelişiminde altın değerinde etki yapar. Kaliteli zaman geçirmede de anne-babanın duygusal durumu, psikolojisinin önemli olmasından dolayı; anne-baba kendi arasındaki problemlerini çözerken sonucu birbirine fatura olarak çıkarmakta dikkatli olmalı. Senin kızın, ne olacak senin oğlun, aynı sana benziyor, senin ihmalin, senin ilgisizliğin, bize önem verseydin, evinle ilgilenseydin…

Bundan dolayı anne ve babanın belli davranışları koruyucu hekimlik etkisi yapar. Hatta bazı davranışların ilaç gibi kullanılabilir olduğuna özen göstermelerinde ciddi fayda vardır.

Konunun, birlikteliğin, diyaloğun, sevgi ve ilginin önemini bilmemek bir yere kadar mazeret olsa da; bilgi kaynaklarına ulaşımın çok kolaylaştığı zamanımızda mazeret değerini kaybeder. Aileye ayrılan zamanın televizyon veya internete ayrılan zamandan daha fazla olması ve evi; hayatı yaşamaya bir engel, özgürlük kısıtlanması olarak değil de gerçek mutluluk hazinesi olarak görmek ve birbirimizin bakış açısını bu seviyede değiştirmeye yardım etmek önemlidir. Televizyona, dizilere, alışverişe, sosyal âleme kaçmak yerine aile içindeki mutluluk inşasına yönelmek ne güzel olur. Evet, hele de ilginin ilgiyi doğurduğu net bir gerçek iken…

Hayattaki en doğru yatırım, insana yapılan yatırımdır; erişkinler olarak evlatlarımız öncelikle bize Allah’ın emanetleri, paha biçilmez hediyeleri olarak sorumlu olduğumuz varlıklardır. Tabi bu arada ‘’Evlat’’ kavramına bakış açımızı geliştirmekte fayda görüyorum. Bazen bedenimizin bir parçası olanlara evlatlarımız derken, aslında tüm çocuklar evladımızdır. Bundan dolayı hem ailemizin içindeki hem ülkemizdeki hem de dünyadaki çocuklar için merhametli, empati yapabilen, paylaşımcı, yardımsever, ayrımcılık yapmayan, akıl ve lisanımız ile incitilmemiş çocuklar yetiştirebilmek için sorumluluklarımızın farkında olmak zorundayız. Yarın bunları öğretmediğimiz için hem mesul hem de mağdur olduğumuz bir neslin eline kalabiliriz.

Ruh ve beden olarak sağlıklı nesiller yetiştirmek; özen, emek ve farkındalık ister. Emek verilmiş her şey ise bir eserdir. Geleceğe güzel bir eser bırakmak ise insan yaşamının muhasebe dönemini huzur içinde geçirmesini sağlar.

Huzurla yaşayın…
 
 
 

Henüz Yorum Yok

Bir Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.