Modadan değil, doğadan esinleniyorum

Dişlerimiz vitrinimiz. Peki diş sağlığı neden bu kadar önemli? Diş Hekimi Dr. Şahin Durmuş hem bu mesleğe nasıl gönül verdiğini hem de ağız ve diş sağlığının önemini Aysha için anlattı…

Öncelikle sizi tanımak istiyorum. Ankara’daki iş yaşamınızı İstanbul’a da taşıyarak, burada da başarılı işlere imza atmak istediğinizi biliyoruz. İstanbul fikri nasıl ortaya çıktı ve hastalarınız sizi İstanbul’da nerede bulabilecekler?

Temmuz 1990’da Tüccar bir baba ve ev hanımı bir annenin ilk çocuğu olarak İral köyünde dünyaya geldim. Babam, bizim yörenin kıymetli şairlerinden demirci ustası olan Hacı Şahin Durmuş’un oğlu Sami. Annem ise yine yöremizin kıymetli şairlerinden çiftçi Hacı Hüseyin Durmuş’un kızı Sümeyye. İki şair dedenin torunu olarak dünyaya gelmek ve aynı zamanda sanat sevgisiyle büyümek, şu an geldiğim konum bakımından bana pek çok şey katmış ve hangi yönden bakarsanız bakın benim için hep gurur verici olmuştur.İlkokul, ortaokul ve lise eğitimimi köyde tamamladıktan sonra, ilk üniversite sınavında mimarlık bölümünü kazanmıştım ancak hayalim mimar olmak değildi. Hayallerimin peşinden koştum ve Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği için 1 yıl daha sınava hazırlanmaya karar verdim ve nihayetinde 2011 yılında Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği bölümünün o büyüleyici kapısından içeriye girmeyi başardım ve hayallerimin, hedeflerimin başlangıç noktasını belirlemiş oldum. İşte her şey burada başladı. Benim en büyük şansım, ‘’Hayata Diş Geçirme Maratonu.’’ diye adlandırdığım bu süreçte beni hep destekleyen bir ailemin olması ve bana bu mesleği öğreten, meslekten haz aldıran ve bunu iş olarak görmekten ziyade bir hayat biçimi olarak özümsememi sağlayan değerli ağabeyim ve hocam Sayın Prof.Dr. Hişam Demirköprülü ile tanışmam olmuştur.

Diş Hekimliği bölümünden 2016 yılında mezun oldum. Artık önümde daha zorlu ve daha yüksek tempolu bir maraton vardı ve bu ‘’Hayat Maratonuydu’’. Mezun olduktan hemen sonra, Üniversite hayatım devam ederken yanında staj yaptığım ve mesleğin inceliklerini bana öğreten Sayın Prof. Dr. Hişam Demirköprülü ile beraber çalışmaya başladım. Bu süreçte, Ankara’daki ağız ve diş sağlığı polikliniğimizde İstanbul’dan çok sayıda hasta kabul etmekteydik. Bu sayıların artmasıyla birlikte artık İstanbul’a yelken açmanın zamanının geldiğini düşünmeye başladık ve bu yönde bir girişimde bulunmaya karar verdik.

Eğitim hayatımın yanı sıra sosyal hayatımda, fotoğraf çekmeyi, kitap okumayı ve seyahat etmeyi çok severim. Bu aktiviteleri yapmak bana ilham verir ve hem fiziksel hem de ruhsal olarak beni besler. Bir gülüş tasarlarken hep doğadan ilham alırım. Bu sebeple seyahatlerim, ağırlıklı olarak doğaya yöneliktir. Eşsiz doğamızın uyum ve ahengini insanların gülüşüne yansıtarak, her zaman kusursuz ve tek tiplikten uzak gülüşler tasarlama çabası içinde olmuşumdur. Sağlığın desteklediği bir güzellik her zaman için modanın bir adım önündedir bu yüzden modadan değil doğadan esinleniyorum.

AĞIZ SAĞLIĞINI KORUYARAK, VÜCUT SAĞLIĞIMIZI KORUMUŞ OLURUZ

Evdekal günlerinde birçok kişi evde diş problemleri yaşadı. Peki, doğru bir diş bakımı nasıl olmalı? Diş hekimine ne kadar sürede bir gidilmeli?

Her bireyde, bütün diş yüzeylerinde, diş aralarında ve diş–dişeti birleşiminde mikrobiyal dental plak adı verilen yumuşak bakteri tabakası birikimi gözlenmektedir. Bu plak, diş fırçası ve diş ipi ile yeterli şekilde uzaklaştırılamadığında zararlı bakteri türlerinin yaşamasına yol açan bir ortam oluşur ve zararlı bakteriler giderek çoğalır.  Ayrıca mikrobiyal dental plak zaman içinde sertleşerek diş taşına dönüşür. Pürüzlü yapıya sahip olan diş taşı üzerinde daha çok plak birikir ve dişeti hastalığının ilerlemesi hızlanır. Bu konuda doğru diş bakımında araştırmalarca onaylanmış ve günümüzde idealliği dünyaca kabul görmüş bir husus vardır ki o da dişlerimizi mutlaka günde üç defa fırçalamamız gerektiğidir. Ancak burada çok önemli bir hususa dikkat çekmek istiyorum. Gerek el ve kişisel hijyenimize gerekse ağız ve diş bakımımıza daha fazla önem verdiğimiz bu Evdekal günlerinde dişlerimizi kesinlikle çok yakın aralıklarla fırçalamaktan kaçınmalıyız. Aksi takdirde yemek yediğimizde ağızda oluşan asidik ortamda daha fazla yumuşayan diş minemize aşırı zarar vermiş oluruz. Aynı şekilde, dişlerimizi sert bir fırçayla hızlı hareketlerle ve güç kullanarak fırçaladığımız takdirde, yine diş minemiz zarar görecektir. Bu sebepten dolayı diş fırçası seçimimize aşırı önem göstermeli ve dişlerimizi fırçalarken yumuşak dairesel hareketlerle fırçalamalıyız. Son olarak, hiç şüphesiz ki diş bakımında dişleri fırçalamak aşırı önem arz etmektedir, ancak tek başına yeterli değildir. Tam ağız hijyeni sağlamak için steril ağız gargarası ve diş ipi kullanmalıyız. Bu diş aralarını ve diş eti çizgisinin altını temizleyerek diş eti sağlığının korunmasına yardımcı olur. Ağız bakımı düzenli bir şekilde yapıldığı takdirde dişeti ve diş sağlığının yanı sıra vücut sağlığını da korumuş oluruz. Ağız bakımının ve hijyeninin olmadığı durumlarda ise öncelikle dişeti ve diş olmak üzere tüm vücudu etkileyen kötü sonuçlar gözlemlenmektedir.

Tedaviye gelen hastalarınız arasında dişçi fobisi olan hastalarınız için nasıl bir önlem alıyorsunuz?

Bu fobinin yenmesinde diş hekimlerine büyük rol düşmektedir. Diş hekiminin, hastanın bu fobisinden kurtulmasında ve ilerleyen süreçlerde herhangi bir ağrı hissettiği zaman, bu ağrıların kendisini doktora gitmeye mecbur bırakacak ciddi komplikasyonlara dönüşmeden derhal bir diş hekimine gitmesinde büyük rolü vardır. Burada diş hekimlerinin izlemesi gereken ve benim de sıklıkla başvurduğum birkaç yol vardır. Bu yolları şöyle sıralayabiliriz:

1 – Diş hekimi hastayla detay vererek konuşmalı, onu sakinleştirmeli ve tedavisinin minimum ya da acısız bir şekilde tamamlanacağını vurgulayarak Diş hekimi korku bariyerini kaldırmaya çalışmalıdır.

2 – Doktor, uygulayacağı tedavi sürecine hastayı da dâhil etmeli ve hastanın sıkılmasına neden olabilecek algılardan ve davranışlardan kaçınmalıdır.

3 – Hastaya gelişmiş teknik ve teknolojilerden bahsedilmeli, tedavi seanslarının en aza indirgendiği ve artık en komplike tedavinin bile mevcut gelişmiş teknoloji sayesinde maksimum 2 seansta, ağrı ve acı hissetmeden tamamlanabildiği konusunda bilinçlendirme yapılmalıdır.

4 –  Fobisi olan bir hasta, düzenli olarak Diş hekimi ziyaretinin gerekliliği konusunda aydınlatılmalı, bunun dişlerde oluşabilecek muhtemel komplikasyonların önüne geçmede ve yapılan muayenenin korku bariyerini kırmada büyük ölçüde yardımcı olduğu anlatılmalıdır.

5 – Genellikle hastaya önerimiz, kendisine psikolojik destek sağlamak ve korkularını yatıştırmak için Diş hekimini ziyareti sırasında yanında bir arkadaşı ile birlikte gelmesidir.

Araştırmaların da gösterdiği gibi insanların yaklaşık %75 gibi büyük bir kısmında görülen genel Diş hekimi fobisinin yanı sıra, şu an içerisinde bulunduğumuz Covid-19 pandemisinin dünya çapında hızlı bir ivme ile yayılması ve ağız yoluyla bulaş göstermesi, bazı kişilerde yepyeni bir fobiye yol açmıştır. Bu fobi, diş polikliniklerinde sterilizasyon eksikliği nedeniyle başta koronavirüs olmak üzere, patolojik bir enfeksiyon kapma korkusudur. Salgının başladığı günden bu yana bu konuda birçok makale yayınlanmış, haber ve spekülasyon söz konusu olmuştur. Ancak biz hekimler olarak, diğer tüm tıp dallarında olduğu gibi, tedavilerimizi azami önlemler ve maksimum sterilizasyon içerisinde gerçekleştiriyoruz. Burada meslektaşlarıma düşen en büyük rol, hastalara kullanılan aletlerin ve kliniğinin genel sterilizasyonunda kullanılan modern ekipmanların ve uygulanan kriterlerin açık bir şekilde anlatılmasıdır. Ancak bu şekilde bu tür fobilerin üstesinden gelebiliriz.

 

LAZER DESTEKLİ SİSTEMLERDEN YARARLANIYORUZ

Kliniğinizde uyguladığınız yöntemler hakkında bilgi verir misiniz?

Kliniğimizde Estetik ve İmplantoloji başta olmak üzere diş hekimliğinin tüm alanlarıyla ilgili uzmanlar mevcut. Diş hekimliği artık her gün gelişmekte ve dişhekimleri teknoloji ile adeta bir yarış içerisinde diyebilirim. Buna bir örnek verecek olursak eğer Cad-Cam ( taraycı ve kazıyıcı) sistemleri diyebiliriz.

Eskiden diş yapılırken ağızdan ölçü alımı oyun hamuruna benzer bir maddayle alınırdı ama artık Cad-Cam ile bu tarihe karıştı, diş kesimi yapıldıktan sonra ağız içi tarayıcılarla(Cad) ağızdaki diş dijital olarak taranıyor ve özel programlarda tasarlanarak kazıyıcı(Cam) ile bir iki saat içerisinde diş hastaya takılmış oluyor. Eskiden bu işlem bir hafta kadar sürüyordu.

Bir diğer örnek ise klinikte lazer kullanımı, hem dolgu hem dişeti hem eski kaplamaları sökmede artık lazer destekli sistemlerden yararlanıyoruz bu da bizi içinde bulunduğumuz rekabette bir adım önde kılıyor diyebilirim.

Uyguladığınız hizmetler arasında dikkatimizi çeken ‘Gülüş Estetiği’ tedavisi hakkında bize biraz bilgi verebilir misiniz? Neden Gülüş Estetiği tercih ediliyor? Daha çok kimler yaptırıyor?

 

Herkesin gülüşü de kendine münhasırdır, tıpkı parmak izimiz gibi. Bizim ‘Gülüş Estetiği’ dediğimiz olay kesinlikle insanlara yeni gülüşler kazandırmak değil, tam tersi eşsiz gülüşlerine ufak dokunuşlar yaparak o gülüşleri ortaya çıkarmaktır. ‘Gülüş Estetiği’ kavramı ile son zamanların trendi haline gelen ve insanları tek tipleştiren ‘Hollywood Smile’ kavramı kesinlikle birbirine karıştırılmamalıdır. Benim tercih ettiğim Gülüş Estetiği tekniği Hollywood Gülüşü tekniğinin ticariliğinden uzak, kişiye özgü belirlenen etmenlerle uygulanan ve tasarlanan ve kişinin doğallığına ve yüz simetrisine herhangi bir zarar vermeden tatbik edilen bir tekniktir. Ancak gülüş estetiği sadece gülüş tasarlamaktan ibaret olmakla kalmayıp, aynı zamanda bir tedavi görevi de görmektedir. Örneğin bu teknik (Gülüş Estetiği), kişilerin güzel ve eşsiz gülüşlere sahip olmasını sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda hem dişlerin arasındaki boşlukları tedavi ediyor hem de diş yüzeylerindeki pigmentleri tamamen maskeleme gibi görevler görerek içerisinde daha birçok farklı tedavi edici işlev barındırıyor. Bunlara ek olarak, bu tekniğin dişlerdeki asimetriklik, çatlama, boşluk veya lekelenme kusurlarını giderme gibi birçok avantajından da söz etmek mümkündür.

Tarihsel süreçte bireylerin estetik anlayışının içinde yaşadıkları dönemin ruhuna, düşünsel iklimine ve kültürel zeminine göre farklılık gösterdiğine tanıklık etmekteyiz. Son zamanlarda ise, sosyal medyanın bireylerin beden algısını değiştirerek yeniden şekillendirmesiyle estetik anlayışının boyut değiştirdiğini görmekteyiz. Bunun sonucunda, yüz estetiğinin büyük bir bölümünü oluşturan diş estetiğinin popülaritesi artmış ve bize başvuran hasta popülasyonunda da ciddi bir değişikliğe yol açmıştır. Bir önceki soruda da bahsettiğimiz gibi burada da değinmek isterim ki; insanların hala gülüş estetiği kavramı ile Hollywood gülüşü kavramı arasındaki farkı pek bildikleri söylenemez. “Hollywood Gülüşü”, ünlüler tarafından parlatılan o mükemmel inci beyazıyla ilişkilendirilir ve bu teknik, birçok kişi tarafından hala kabul görmesine ve tercih edilmesine rağmen, aslında doğallıktan epeyce uzak, son derece yapay ve bayağı bir görünüş sağlayabilmektedir. Gülüş estetiği ise daha doğal gülüşlere sahip olmak isteyen kişilerin tercih etmesi gereken bir uygulama ve tedavi biçimidir. Bana göre estetik diş hekimliğini tarif edecek olursa, en saf haliyle ‘’Doğayı taklit etme sanatıdır.’’

Bu yöntem daha fazla kusursuz gülüşlere sahip olmak isteyen, doğal güzelliğini ve yüz ifadesini güçlendirme arzusu içerisinde olan ve simetrik bir ağız ve diş yapısı elde etmek isteyen kişiler tarafından tercih edilmektedir.

 

Dişler bir anlamda kişinin vitrini. Diş estetiği nedir? Bu konu hakkında bilgi verir misiniz?

Diş estetiği, gülüşe uyum ve güzellik kazandıran bir diş prosedürüdür ve gülüş estetiğinin en önemli parçasıdır. Güzel bir gülüşten bahsettiğimizde, bunun vazgeçilmez bileşenleri olan üç şeye atıfta bulunmamız gerekir. Bunlar; dudaklar, dişetleri ve dişlerdir. İyi bir diş estetiği uzmanı, yüzün tüm bileşenlerini bir bütün olarak dikkate alarak, ağız ve yüzü oluşturan diğer unsurların en doğru uyumunu elde eder.

Diğer bir yandan diş estetiği, hastanın dişlerindeki küçük ve büyük kusurların düzeltilmesini, çatlaklar ve iç veya yüzeysel renk değişimlerinden, dişlerin boyutu veya şekli ile ilgili sorunlara kadar hepsinin giderilmesini sağlar. Bu prosedür, insanların düşündüklerinin aksine tamamen ağrısız bir şekilde gerçekleşir. Üstelik sonuçlar ilk seanstan itibaren görülebilir. Bu nedenle estetik diş hekimliği olarak da adlandırılan diş estetiği, bilimle harmanlanmış bir sanattır.

Sadece bir avuç şanslı insan, diş estetiğine ihtiyaç duymadan estetik dişlere sahiptir. Ancak güzel bir diş takımı ve kusursuz bir gülüşe sahip olmak için, herkes için her zaman bir umut vardır. İyi bir diş estetiği uzmanı her şeyi kusursuz bir şekilde düzeltebilir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İrem U.

Aysha Dergi Yazı İşleri Müdürü olan İrem Uluerciyes, moda, güzellik, stil, güncel konularda yazılar yazıp, alanında uzman isimlerle röportajlar gerçekleştirmektedir.

Henüz Yorum Yok

Bir Cevap bırakın

istanbul escort bayan